Travel

Berlin’den merhaba / Grüße aus Berlin

Berlin Wall
haftasonu kaçamağı yapmak için aylar öncesinden biletlerimizi aldık, amacımız cuma gecesi berlin’e ulaşıp, cumartesi ve pazar günü berlin’i alt üst etmek, pazar gecesi de geç saatte uçağa binip direk işe gitmekti..


cuma akşamı kar yağışının da başlamasıyla ‘acaba bu uçak kalkar mı’ düşüncesiyle lounge’da tedirgin bir bekleyiş başlamıştı.. neyse ki rötarla da olsa kalkabildi uçak.. indiğimizde polis kontrolü saatlerimizi aldı, yetmiyor gibi gecenin ikisinde insanlar bir de birbirine girdi.. kontrolü geçtik bu defa saat çok geç olduğundan tüm metro seferleri durmuştu.. otele vardığımızda saat sabaha karşı beşti, resepsiyondaki adam neden geldiniz dercesine baktı suratımıza.. buz gibi havada yol iz bilmemenin verdiği şaşkınlıkla biraz fazla bocaladık galiba ama odaya girip yatınca bebekler gibi uyuduk..

Hermannplatz

saatlerimizi ayarladık ve saat sekizde kalktık.. şimdi açlığımızı gidermeliydik.. atkı, bere, eldiven ne varsa giyiverdik ve yürümeye başladık.. yol üstünde topographie des terrors müzesine bir bakış atmakla yetindik, burası nazi rejiminde gestapo ve ss’in genel merkezinin olduğu alanda yer alıyor ve bu genel merkez savaşta tamamen yıkılmış.. kahvaltı mekanı aramaya devam ediyoruz.. checkpoint charlie’ye ulaşıyoruz, burası tam turistik bölge.. soğuk savaş döneminde batı ve doğu almanya’yı ayıran berlin duvarında batılı müttefiklerin kontrol noktası burası.. burada berlin duvarının sapasağlam duran kalıntılarını görmek mümkün.. aslında berlin duvarının en güzel görüleceği yer east side gallery.. duvar tüm dünyadan sanatçıların resimleriyle donanmış durumda.. burada duvarın uzunluğu bin üç yüz onaltı metre.. yürümekle bitmiyor.. einstein cafe’de chai tea latte ve mozarella sandviçlerimizle kahvaltımızı ettikten sonra tekrar yola düşüyoruz..

Einstein Cafe / Checkpoint Charlie
Noir Berlin
Berlin
Checkpoint Charlie
Checkpoint Charlie
Checkpoint Charlie
Checkpoint Charlie
Checkpoint Charlie
Berlin

East Side Gallery

görecekler listesi upuzun.. berlin rengarenk, karakteri olan bir şehir.. tasarım mağazaları her yerde.. sokaklarda her köşede modern sanat örneklerini görmek mümkün.. sanatla bu kadar içiçe geçmiş bir başka şehir gördüğümü hatırlamıyorum.. hedefimiz şimdi brandenburger tor yani brandenburg kapısı.. avrupanın birlik ve barışını simgeleyen bu kapı neoklasik tarzda inşa edilmiş, ikinci dünya savaşında büyük zarar görmüş ve ikibinli yıllarda restore edilmiş.. kapının kuzey tarafı reichstag binasına yani parlemento binasına ve berlin’in şehir parkı tiergarten’a çıkıyor, diğer taraf ise unter den linden caddesine uzanıyor.. unter den linden geniş ve ıhlamur ağaçlarının olduğu bir cadde.. yürümek pek keyifli.. brandenburger tor’dan hatıralık birşeyler alıp, henüz çok acıkmasak da bir pretzel paylaşıyoruz..

Pretzel
Brandenburger Tor

sonra potsdamer platzda noel pazarında biraz içimizi ısıtmaya gidiyoruz.. tabii ki glühwein içtiğimiz bardaklarını çantamıza atıyoruz.. glühwein bardaklarına depozito ödüyor, daha sonra da geri vermeyebiliyorsunuz.. ben hiçbirini geri vermedim.. beş bardağı sırt çantasına nasıl yerleştirdim hatırlamıyorum.. her bardak farklı tasarlandığından hatırası da başka oluyor, ne yapabilirim.. demiş miydim noel ruhu en güzel almanya’da yaşanır diye? berlinde hava buz… ama her meydanda bir noel pazarı, her noel pazarında sıcacık glühwein, tatlı kurabiyeler, kalabalık gruplar halinde iş çıkışı eğlenmeye gelen arkadaşlar, zamanla alkolün etkisiyle söylenen neşeli şarkılar ve özellikle çocuklar için çeşitli etkinlikler… hepsi havanın ne kadar soğuk olduğunu unutturuyor tabii..

Potsdamer Platz
Potsdamer Platz
Potsdamer Platz
Potsdamer Platz
tüm gün yürüdükten sonra akşam yemeği için aklımda geleneksel yemekler bulabileceğimiz nikolaiviertel’daki zum nussbaum’a doğru yol alıyoruz, malesef o kadar kalabalık ki kapıdan gerisin geriye dönüyoruz.. civarda bşaka bir restorana giriyoruz, menü noel menüsü.. o zaman ördek yiyelim diyoruz.. ördek o kadar büyük geliyor ki didikleyip büyük kısmını neredeyse tabakta bırakmak zorunda kalıyoruz..

Christmas Menu
Berlin

yemekten sonra gezmeye devam.. bu defa alexanderplatz’daki noel pazarındayız.. burası da canlı bir pazar ama daha sonra uğrayacağımız gendarmenmarkt kadar değil.. ısınmak için galleria kaufhofa girip oyalanıyoruz.. ilk gün için fazlasıyla yorulmuştuk, otelin yolunu tutuyoruz..

Galeria Kaufhof
Galeria Kaufhof
Alexanderplatz
Alexanderplatz
Berliner Fernsehturm
ikinci gün otelden çıkış yapıp çantalarımızı emanete bırakıp yine düşüyoruz yollara.. istikamet kahvaltı.. prenzlauerberg bölgesinde anna blume adlı bir cafeye gidiyoruz.. burası kahvaltı için popüler bir yer.. yer bulmak da çok zor.. yaklaşık bir 20 dk kapıda bekledikten sonra yer gösteriliyor.. burada içtiğim naneli sıcak elma suyunu hiç unutmayacağım.. kesinlikle denenmeli.. bugün pazar, bit pazarı günü.. mauerpark yanında kurulan bit pazarına gitmeden önce planımızda olmayan bir yer çarpıyor gözümüze.. dışarıdan devasa bir bina, insanlar kalabalıklar halinde içeri girip duruyor,, ne oluyor içeride acaba.. hadi girelim dedik.. adı kulturbrauerei.. harika bir christkinldmarkt var içeride.. panayır yeri resmen.. eskiden bira fabrikasıyken şimdilerde sanat ve eğlence merkezi.. iyi ki de girmişiz.. çok eğlendik.. ama vakit kısıtlı..

Kulturbrauerei
Kulturbrauerei
Kulturbrauerei
Kulturbrauerei
Kulturbrauerei

bit pazarına gidip müze adasına doğru yol almamız gerekiyor.. flohmarket am mauerpark, burada yok yok.. bi tarafta tasarım ürünleri, diğer tarafta ise ciddi anlamda eski kullanılmış ürünler var.. bez hatıra çantalar almakla yetiniyoruz..

Flohmarkt am Mauerpark
Flohmarkt am Mauerpark
Flohmarkt am Mauerpark
metroya atlayıp müze adasına doğru yola koyuluyoruz.. adı üstünde müze adası.. bode-mueseum, pergamonmuseum, neues museum, alte nationalgalerie.. sanırım burada iki gün geçirmek mümkün.. biz şimdilik dışarıdan bakmakla yetiniyoruz.. adada berlin’in barok mimariyle inşa edilmiş katedrali berliner dom da yer alıyor..
Berliner Dom
Berliner Dom

son bir noel pazarına daha gitmeden ayrılamayız berlinden.. gendarmenmarkt noel pazarına giriş bir euro.. hem güvenlik açısından ücretli hem de toplanan paralar bağış olarak hayır işlerinde kullanılıyor.. konzerthaus önüne kurulu noel pazarı yine çok eğlenceli.. görsel olarak da çok şatafatlı, bir yanında fransız kilisesi, diğer tarafında alman kilisesi, ortada da konser salonu..

Spatzle
Gendarmenmarkt
Deutscher Dom
Französischer Dom

biraz vakit geçirdikten sonra listedeki son destinasyon… meşhur mustafa’s gemüse kebabı denemek için kreuzberg’e doğru yola çıkıyoruz.. mehringdam istasyonundan çıkar çıkmaz karşınızda.. bir kuyruk var sormayın.. tam bir buçuk saatin sonunda sebzeli tavuk dönerimizi alıyoruz.. içinde yok yok.. önce çeşitli soslar lavaşa sürülüyor, ardından tavuk döner ve kızartılmış sebzeler, peynir, yeşillik, limon derken dürüm dönerlerimiz hazır.. o kadar karışık ki, istanbul’da böylesini hiç görmedim.. tabii ki bitiremiyoruz.. ve artık dönüş zamanı.. uçak yine geç saatte olduğundan ulaşım sıkıntısı yaşamayalım diye erkenden havalimanında bulduk kendimizi.. yine polis kontrolü dert oldu.. uçağa binmek saatlerimizi aldı.. neyse ki istanbula varabildik ve ofise kendimizi atabildik..
kısaca berlin tekrar tekrar gidilebilecek bir avrupa şehri.. görecek çok yer kaldı geride..

Konzerthaus

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: