Travel

Saint Petersburg

Peter
moskova’da geçirdiğimiz üç günün ardından büyük bir beklentiyle rusyanın kültür başkenti ve en batılı sayılan şehri olan saint petersburg yolunu tuttuk. rus havayolları ile yaklaşık 1 saatlik yolculuğumuz nedense bitmek bilmedi; uçağın eski oluşu, düşük hizmet kalitesi -nedendir bilmem türk hava yolları standartlarını aramış ve umduğumu bulamamıştım-, her an düşme korkusu ile zor bi uçuş olduğunu hatırlıyorum ve hatta dönüşte tekrar bu uçağa nasıl bineceğiz diye daha gidiş uçuşunda strese girmiştim.. belki bu yüzden şehirden hiç zevk alamadım.. 

diğer taraftan finlandiya körfezinde konuşlanmış bu şehirde hava oldukça soğuk ve inanılmaz rüzgarlıydı, üşümekle meşgul olunca gezmekten pek birşey anlamadık diyebilirim.. haziran, temmuz aylarında şehirde beyaz geceler yaşanıyor, ve festivaller oluyormuş, biz denk gelemedik festivallere ama günler uzun geceler kısa olunca dengemiz biraz bozuldu.. neyse ki otel odasının perdeleri güneş ışığını geçirmediğinden uyuyabildik.. tüm bunlar bir kenara, şehir müze açısından inanılmaz zengin, dolayısıyla moskova’nın aksine şehir daha turist canlısı.. doğunun venediği olarak adlandırılan ve neva nehrinin içinden geçtiği şehirin en önemli simgelerinden biri hermitage müzesi.. dünyanın en büyük ve en eski müzelerinden biri.. müze severlerin uğraması gereken bir yer.. nevsky prospekt şehrin ana caddelerinin biri, oldukça geniş ve upuzun… rusyanın simgelerinden olan soğan kubbeli kiliseleri burda da görmek mümkün, church on spilled blood- saviour on blood- görülmesi gereken yerlerden biri.. peter and paul fortress rabbit island üzerinde bulunan bir kale.. içerisinde barok stili inşa edilen bir katedral bulunuyor ve şehrin en yüksek binasıymış.. yine kalenin içinde çar peterin bir heykeli var, hatıra fotoğrafı çekebilirsiniz kendisiyle.. şehir dediğim gibi müze bakımından çok çok zengin, fakat daha çok yaşayan kültürü merak ediyorsanız açıkçası çok memnun kalmayabilirsiniz.. belki biz kısıtlı vaktimiz olduğundan keşfedemedik ama genel olarak baktığımda rusya tekrar ziyaret etmeyeceğim -artık mümkün değil zaten, malum politik açıdan ilişkiler gergin-, fakat tüm olumsuz fikirlerime rağmen gidip görülmeye değer bulduğum bir ülke.. beklentilerle ilişkili aslında herşey.. benim beklentilerimi karşılamadığını söylemem doğru olacaktır.. ama bu fikirleri deneyimleyerek elde etmek benim için önemliydi kesinlikle.. tarih derslerinde hep rusların sıcak sulara inme çabaları anlatılırdı ama çok da fazla anlayamazdım, artık anlıyorum..
Puşkin
Matruşka
Alexander Column
Saviour on Blood
Peter

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.